Dolunay Fotoğrafları

DSLR fotoğraf makinanızla aydaki kraterlerin ve detayların nasıl yakalanacağını öğrenmek kolaydır. Aslında bir kez bunun nasıl olduğunu öğrendikten sonra ay fotoğrafları çekmek oldukça kolay olacaktır.

Denemeye başlamadan önce, bulutsuz ve berrak bir geceyi beklemek yapacağımız ilk şey olmalı. Bulutlar kraterlerin görünmesini engelleyebilir ve keskinliği azaltabilir. Bulutsuz ve berrak bir gece ideal koşullarda bir ay fotoğrafı çekme olanağı sağlar. Eğer bulutlar varsa, onları kullanın. Ayın ön yüzeyinde hafifçe bir çizgi şeklinde bir bulutu kullanabilirsiniz. Bu mükemmel görüntüler için zemin hazırlar. Öyleyse tam olarak ne çekmek istiyorsunuz, bunu düşünün.

En iyi odak uzaklığı hangisidir, bir düşünelim. Eğer bir teleskop sahibi değilseniz bir telefoto lens kullanmanız gerekebilir. Bir telefoto lens oldukça uzun bir lenstir. Odak uzunluğu 200mm, 300mm, 400mm gibi olabilir. İyi bir telefoto lens pahalı olabilir ancak mükemmel sonuçlar verecektir.Bir telefoto lense sahip değilseniz elinizdeki ekipmanla en iyi fotoğrafı çekip sonrasında dolunayı orjinal fotoğraf oranında croplamak en kolay yöntem olacaktır.

Çoğu kişi karanlık bir şehri çekiyormuş gibi ayı fotoğraflamaya çalışır. Siz de bunu yaparsanız parlak ve hiçbir detayı olmayan bir ay fotoğrafı çekmiş olursunuz. Eğer yerdeki bir su birikintisi üzerindeki ayın yansımasını çekecekseniz bu bir sorun olmayabilir ancak aydaki kraterleri çekmeyi düşünüyorsanız, bu çekim işe yaramayacaktır.

Ay çok çok parlaktır, özellikle de dolunay ise. Daha parlak zamanlarda çektiğiniz ayarlarla özellikle de gün ışığı ayarlarını seçmenizi öneririm. Bu kulağa komik geliyor, biliyorum, ilk başlarda bana da öyle geliyordu.

Ben ay çekerken 1/60 saniye ile 1/180 saniye arasında bir perde hızı seçerim. Eğer emin değilseniz, farklı denemeler yaparak doğru bir perde hızına ulaşabilirsiniz.

Ay fotoğrafı çekerken bir üçayağa sahip olmanız gerekebilir. Ayın çok uzak olmasının yanı sıra herhangi bir hareket de muhteşem kraterleri çekebilme imkanınızı yok edecektir. Kameranızı üçayağa yerleştirin ve eğer sahipseniz, uzaktan kumandayı bağlayın,uzaktan kumandanız yoksa geri sayım sayacını kullanın. Uzaktan kumanda kullanmak istememizin sebebi elimizin deklanşöre basması sebebiyle oluşabilecek sarsıntıyı önlemek. Evet, bu doğru, parmağımızın deklanşöre basması sırasında oluşan etki bile fotoğrafımıza etki edecektir.

Kamerayı sabit ve hareketsiz tutmak önemlidir çünkü bu sayede her şey odakta kalacaktır. Kraterleri olabildiğince keskin yapabilmek için elle netleme yapın ve makinaınzda varsa canlı önizleme modunu tercih edin.. Otomatik netleme yaparken odaklama zorlukları ile karşılaşabilirsiniz ya da odaklayamayabilirsiniz. Bu sinir bozucu olabilir. Netleme halkasını kraterler keskin olana kadar çevirmelisiniz.

ISO, kameranızın sensörünün ışığa hassasiyetini gösteren bir terimdir. Eğer siyah bir gökyüzüne karşı bir çekim yapıyorsanız yüksek bir ISO değeri istemeyeceksiniz. Eğer ayı çekiminizde küçük bir parça olarak kullanacaksanız bu farklı bir anlama gelmektedir. Aya yaklaştıkça ISO’yu düşürmelisiniz.

Ay çok uzaklarda olduğu için küçük bir diyafram aralığı ile çekim öneririm. Başka bir deyişle, rakamsal olarak büyük bir f-stop değeri kullanın. Keskin görüntüler için f/16 , f/22 gibi bir değer kullanabilirsiniz. Bu olabildiğince keskin bir görüntü için size olanak sağlayacaktır. Şunu unutmayın, daha büyük bir diyafram değeri daha uzun bir perde hızı gerektirecektir.

Yapabileceğiniz en yüksek kalitede çekim yapın. Eğer RAW formatında çekmeniz mümkün değilse en büyük JPEG formatında çekin.

Ayın fotoğrafını çektikten sonra yine de biraz keskinleştirmeniz gerekebilir. Fotoğrafınız bulanık çıktığı için değil, hatırlayın, ay 300.000 kilometre uzaklıkta. Biraz keskinleştirme işlemi kraterlerdeki detayları artıracaktır. Karanlık ve aydınlık bölgeleri biraz artırmayı ve karşıtlığı artırmayı deneyebilirsiniz. Bu, düz bir beyaz tepsi görünümünden üç boyutlu bir görünüme geçmeye olanak sağlar. Kontrastı, berraklığı ve netliği artırmak aydaki kraterleri daha derin ve ilginç yapacaktır.


Göksel Akışık

1976 yılında İstanbul’da doğdum. Liseden sonra ara verdiğim eğitim hayatımı 2007 yılında yükseköğrenimimi yaparak tamamladım. En büyük hobim olan fotoğrafla da bu yıllarda tanıştım.Kendi kendime pek bir şey öğrenemediğimi anlayınca Şahin Dirican, Rıdvan Arda, Bülent Akman, Nilay İşlek, Faruk Akbaş, Prof. Özer Kanburoğlu gibi usta isimlerden branş eğitimleri aldım. Fotoğraflarım birçok sergide yer aldı ve birçok ödül aldım. Sosyal sorumluluk projelerinde fotoğrafçılık eğitimleri verdim. 8 yıldır profesyonel olarak ürün, moda ve organizasyon fotoğrafçılığı yapıyorum. Müşteri portföyümü belediyeler, organizasyon şirketleri, reklam ajansları ve bireysel müşteriler oluşturuyor. Çalışmalarımdan arta kalan zamanlarda doğa fotoğrafları çekiyorum , sanat tarihi & karanlık oda & alternatif fotoğraf basım teknikleri eğitimi alıyorum ve iki yıldır bitiremediğim belgesel nitelikli proje çalışmasını yürütüyorm. Evli ve bir çocuk babasıyım, en güzel fotoğrafın henüz çekilmediğine olan inancımla dünyaya vizörden bakmaya ve bütün güzel anları ölümsüzleştirmeye çalışıyorum.

Benzer Yazılar

Fotoğraf
Okunan 32
Fotoğraf: Yusuf Tatlıtürk Fotoğrafçılık adeta sonu görünmeyen bir denizdir, limitleri yoktur, dışarıdan kolay görünür ama öğrendikçe yenilerini öğ...
Düğün Fotoğrafçılığı Hakkında
Okunan 56
Fotoğrafçılığa yeni giriş yaptıysanız veya para kazanmak umuduyla başka bir alandan düğün fotoğrafçılığına geçmeyi düşünüyorsanız kapının ucundan içer...
Nikon’un Nikkor Lens Simulator’ü
Okunan 62
Nikon çeşitli body (göde) ve Nikkor lensler (objektif) ile nasıl bir sonuç alacağınızı görmeniz için online bir smiulatör hazırlamış. Bu simulatöre bu...
Kaynak Camından ND Filtre
Okunan 67
Gündüz uzun pozlama yapacaksınız ama lensinize uygun ND filtre bulamadınız mı? Çözümü çok kolay. Kaynak camı kullanabilirsiniz. Işığı 20-30 stop azalt...